hepatit c tedavisi

hepatit c tedavisi
Hepatit C insandan insana kan ve kan ürünleri yoluyla geçmekte olan bir RNA virüsüdür. Bireysel kullanılması geren tıbbi cihaz ve malzemelerin kontrolsüz ve bilinçsizce kullanılması ya da yeterince sterilize edilmemesi sonucunda bulaşabilmektedir. Cinsel yollarla bulaşabilme durumu ise halen tartışılabilir bir konu olarak bilinmektedir, kesin bir yargıya varmak yanlış olur. Ancak cinsel partner sayısının fazla olması hastalığın geçiş olasılığını arttırmaktadır.
Hepatit C virüsünü taşıyan insanlar, hastalığın taşıyıcısı olduklarını bilemeden herhangi bir semptom olmaksızın yaşayabilmektedirler. Hastalık başka safhalara geçse bile kişi durumu fark etmeyebilir. Kişinin hepatit taşıyıcısı olduğunun erken zamanda saptanması hastalığın tedavi sürecine oldukça olumlu katkı sağlamaktadır. Bu durumda iken hastanın şüpheli kan ve kan türevleriyle alış verişleri sonucunda, şüpheye düşerek gerekli tahlillerini yapması daha da önemlisi doktorun anlatacağı şekilde davranması oldukça önemlidir.
Erken dönemlerde keşfedilen Hepatit C virüsü ile tedavilerde başarı oranı artarken, saptanamayan hastalık durumlarında kişinin vücudunda çeşitli karaciğer hastalıklarının ilerlemesi durumuna kadar varabilen bir sürece sürüklenebilir.

Çeşitli semptomlar konusunda bilgili olmak önem taşır ve hastalığın erken fark edilmesini sağlayabilir. Bu semptomlar: kas kütlesini kullanmada yetersizlik, halsizlik, sindirim sistemi rahatsızlıkları gibi olaylarla sınırlı olarak kalabilmekte olan hastalığın daha ileri boyutlara taşınamayacağını söylemekse güçtür. Mesela yüzde yirmilik gibi bir dilimde de Hepatit C hastalığının bireyin karaciğerini etkileyerek siroza çevirecek süreçte hiçbir belirti vermemesi de olabilir. Hepatit C taşıyıcılarının siroz hastalığına varıncaya kadar yaşının, 40 yaşından daha fazla olması, kötü alışkanlık gibi durumlarda daha da olasılığının artacağı unutulmamalıdır.
Kronik Hepatit C durumunda kesinlikle karaciğer bulgularında sapma olacağı için karaciğerle ilgili biyopsi hekim kontrolünde, hastane ortamında yapılmaktadır. Karaciğer ve dalakta büyümeler Hepatit C nin siroza çevrilmesi durumunda görülmektedir.
Akut Hepatit C nin erken dönemlerde fark edilerek tedavi edilmesi kronikleşme öyküsünü çok yüksek oranda azaltacağı için önem taşır. Hekim kontrolünde yapılan çeşitli tedavi sonucunda hastalığın vücuttan %80- % 90 oranlarında kalıcı olarak tedavi edilmesi mümkün olabilmektedir.
Kronikleşmiş Hepatit C tedavilerinde karaciğer enzim değerlerindeki yükselmenin şiddeti göz önüne alınarak tedavi yapılmaktadır. Kronik hastalıkta uzun dönemde yapılan tedavilerle, konun uzmanlaşmış merkezlerinde yapılan tedaviler sağlanmaktadır. Tedaviyi hastalık taşıyıcılarının çoğu tamamlayabilmekte iken, az bir kısım çeşitli yan etkiler nedeniyle kısıtlanma sürecine girmektedir.
Akut Hepatit C de fiziksel olarak anormal bir durum yokken, kronikleşmiş vakalarda ise organlarda karaciğer, dalakta büyümeler nedeniyle karın bölgesinde şişkinlikler, yine karın bölgesinde asit birikmesi, deri üzerinde kırmızı eritem, kaşıntı, iştah kesilmesi, psikolojik değişimler ve karaciğerin vücut mekaniğinin vazgeçilmesi olması nedeniyle birçok sistemin etkilenebileceği durumlar oluşmaktadır.
Kan alış verişi sonucunda ya da kazara kanlı ürünlerle temastan sonra yara bilgesi kanatılmaya çalışılmamalı ve darp edilmemelidir. Bol suyla yıkandıktan sonra sağlık kuruluşuna başvuru yaparak gerekli tetkikler yapılmalı ve hekime danışılmalıdır.

Mutlaka Okumalısınız

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Mutlaka Okumalısın
Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı